Otizmli Çocuklarla Oynanabilecek 10 Harika İnsan Oyunu

Otizmli Çocuklarla Oynanabilecek 10 Harika İnsan Oyunu

İnsan Oyunu Nedir?

İnsan oyunları eğlenceli olması adına en az iki kişiyle oynanan basit ve tekrarlayıcı oyunlardır. Otizmli aileler için oyun oynamayı kolay hale getirir, çocukların iletişim kurmayı öğrenmesi ve keyifli, eğlenceli vakit geçirmesi için harika bir yoldur.

Önemli İpucu: Oyunları hep aynı şekilde oynayın; oynarken aynı sözcükleri kullanın, aynı hareketleri yapın. Çocuğunuz oyunu öğrendiğinde önemli noktalarda durun ve tepki vermesini bekleyin; siz beklediğinizde çocuk ta size bakmak, dokunmak, gülmek, bir hareket yapmak veya bir şey söylemek için fırsat yakalamış olacak. Beklemeyi başlatmadan önce, bütün oyunu bir çok kez oynamış olmayı unutmayın.

BİRKAÇ OYUN ÖNERİSİ

BÖLÜM 1. Ailesiyle oyun oynamayı ve göz kontağıyla, seslerle, hareketlerle ve sözcüklerle iletişim kurmayı öğrenen çocuklar için birkaç oyun önerisi.

1- YASTIKLAR:

Yastıkları yere koyun ve çocuğunuza yastıktan yastığa zıplarken yardım edin. Zıplamasına yardım etmeden önce de ‘Zıpla’ demeyi unutmayın. 🙂 Çocuk oyunu öğrenince, zıplamadan önce çocuğunuzla yüzyüze gelin ve beklemeye başlayın. Çocuğunuza size bakması, gülümsemesi, ses çıkarması veya zıpla demesi için fırsat verin.

2- ÇAMAŞIR SEPETİ:

Çamaşır sepetini botmuş gibi kullanın ve ileri geri sallayın. Arada çocuğunuzun bottan düşmesine izin verin ve oyunu daha eğlenceli hale getirin. Çocuğunuz oyunu öğrendikten sonra çocuğunuzla yüzyüze gelin, botu sallamadan ya da devirmeden önce bekleyin. Çocuğunuzun dokunarak, hareket etmeye başlayarak, daha önce sizden duyduğu bir sözcüğü söyleyerek iletişim başlatması için ona fırsat verin.

3- ŞAPKA:

Kafanıza bir şapka giyin ve çocuğunuzun karnına, ayağına ya da arkasına kafanızla vurarak oyunu başlatın. Bu vuruşlar şakacı ve nazik olsun. Aynı zamanda kafanızın ona yaklaştığını görmesi için fırsat verin. Oyunu oynarken ne yaptığınız hakkında bir şeyler söyleyin ‘Hadi Elif’in karnına toslayalım’. Çocuğunuz oyunu öğrendikten sonra yüzyüze gelin ve ‘tos’ demeden önce bekleyin. Çocuğunuza gülmesi, başınızı itmesi veya neresine toslamanızı istediğini söylemesi için şans verin.

4- KUTULAR:

Odada etrafa ters çevrilmiş kutular koyun ve birisinin içerisine sevdiği oyuncağını ya da yiyeceği saklayın. Çocuğunuza bulmasında yardımcı olun ve yeniden saklayın. Oyunu öğrenince çocuk kutuyu kaldırmadan önce yüzyüze gelin ve kutuyu açmasını engelleyin. Kutuyu kaldırmak için size bunu göstermesi ya da söylemesi için şans verin.

5- ANNE/ BABA NEREDE?:

Bu oyun çocuğunuza başkalarının adını çağırarak dikkat çekebileceğini öğrenmesini sağlayacak. Çocuğunuzun bir ebeveynle içeride koltukta oturmasını sağlayın. Diğer ebeveyn odadan dışarı çıksın. Koltukta oturan ebeveyn ‘Anne’ diye çağıracak. Anında saklanan kişi zıplayarak gelecek, koşacak, çocuğu gıdıklayacak ya da çocuğa sarılacak. Tekrar aynı kişi dışarı çıkıp saklanacak. Çocuğunuz oyunu öğrenince saklanan kişinin adını söylemeden önce bekleyin. Çocuğunuzun sizin veya saklanan kişinin dikkatini nasıl çekmeye çalıştığını izleyin ve dinleyin.

BÖLÜM 2: Bu bölümdeki öneriler ailesiyle oyun oynayan, konuşurken sözcükleri ve cümleleri kullanan çocuklara yönelik olacak.

1- YASTIKLAR:

Çocuğunuz birinden diğerine taştan taşa atlar gibi atlayacak şekilde yastıkları yere yanyana dizin. İşaret ederek çocuğunuza nerede zıplaması gerektiğini gösterin. Çocuğunuz oyunu öğrendiğinde işaret etmeden önce bekleyin, işaret etmesi veya nereye zıplamayı istediğini söylemesi için şans verin. Çocuğunuz bir kere oyunu öğrendiğinde oyunu daha ilginç hale getirmek için yeni sözcükler kullanın. Örneğin; ‘uzağa zıpla’, ‘yakına zıpla’ vb.

2- ÇAMAŞIR SEPETİ:

Çamaşır sepetini botmuş gibi kullanın ama bu sefer farklı hareketler ekleyin; botu devirin, hızlı yavaş hareket ettirin, bir dalga (mavi havlu) gelsin ve çocuğu savursun, oyunun sonunda çocuğu bottan suya düşürün. Çocuk oyunu öğrenince bota binmesi için yardım edin ve istediği hareketi size söylemesi için bekleyin. Oyuna ilginçlik katın, sevdiği bir oyuncağın botun içine gelebileceğini söyleyin veya köpekbalığı sizi yakalamadan koltuğa yüzmeniz gerekiyormuş gibi yapın.

3- ŞAPKA:

Kafanıza şapka giyin ve altına sevdiği küçük bir oyuncağı saklayın. Tahmin etmesini isteyin ve ipucu verin (‘Kırmızı burunlu bir şey’ gibi). Daha sonra şapkayı kaldırıp oyuncağı almasını sağlayın. Çocuğunuz oyunu öğrenince bekleyin ve kafanızı şapkaya elleyemeyeceği şekilde uzakta tutun. Şapkanın altındakini görmeye hazır olduğunu söylemesi için şans verin. Ele geçirilmiş bir çorapla ya da ayağa geçirilmiş tek parmaklı eldivenle oyunu daha ilginç ve eğlenceli hale getirebilirsiniz.

4-İNSANLARIN KUTULARI:

Kutuları ters çevirerek odada yere koyun, bir tanesinin altına sevilen aile üyelerinden birinin fotoğrafını saklayın. Çocuğa kutuların ev olduğunu ve kapıya tıklatıp o aile üyesinin evde olup olmadığını sormasını isteyin. Kutuyu kaldırmadan önce siz gidin ve kapıya tıklatıp ‘Melek hala evde mi?’ diye sorun. Çocuğunuz bunu görüp oyunu öğrenince kutuya tıklatın, bekleyin ve çocuğunuza bakın. Kendisi sorabilir ya da sizin sormanız için size bakabilir, sormanızı isteyebilir. Daha eğlenceli hale getirmek için kutulara kapı açıp elini kutuya sokmasını ve fotoğrafı bulmasını sağlayabilirsiniz.

5- GÖZLERİMİ İZLE VE BİR SÜRPRİZ BUL:

Bu oyunda çocuğunuz yüzünüze ve özellikle gözlerinize bakarak aklınızdan neler geçtiğini öğrenebileceğini öğrenecek. Çocuğunuzdan gözlerini kapatmasını isteyin ve odada bir yere bir oyuncak veya yiyecek saklayın. Çocuğunuza gözlerini açmasını ve sizin gözlerinizi takip ederek saklanılan şeyi bulmasını isteyin. Çocuğunuzla aynı göz hizasında olduğunuzdan emin olun, böylelikle bakışlarınızı rahatça takip edebilecektir. Eğer nesneyi bulmada zorlanırsa nesneye bakarken işaret te ederek yardımcı olabilirsiniz.

OYUN ÖRNEKLERİ

Hangi oyunu oynarsanız oynayın, neşeli, coşkulu keyifli olun.

Oyunların göreve dönüşmesinden kaçının.

Önce siz eğlenin ve keyif alın.

Top oynama

“Ahmet bak bu top” (nesneleri sürekli gösterin ve nesnelerin ismini söyleyin).

Uzaktan komut almayan çocuğa, uzaktan ve arkası dönükken komut vermeyin.

Örneğin; top oynayacaksınız. Yere eşinizle karşılıklı bacaklarınızı açıp oturun, biriniz çocuğunuzu önünüze alım ve karşılıklı top oyunu oynayın.

Topu yerden yuvarlayarak çocuğa atın. Neşe ve heyecanla, “Oley” ya da “yaşasın” gibi ifadeler kullanın. Çocuğun da topu size atması için teşvik edin. Eğer çocuk tepki vermezse eşiniz çocuğun ellerinden destekleyerek topu atmasını sağlasın ve yine “Aferin, topu çok güzel attın” diyerek ödüllendirin.

Çocuğun dikkatini çekebilmek için topla abartılı hareketler yapın. Topu havaya atıp tutun. Topu havadan çocuğa atın. Eşinizin yardımıyla yakalamasını sağlayın. Ödüllendirmeyi unutmayın.

Bunlardan başka, basket atma, sektirme gibi topla yapılacak diğer hareket ve oyunları da çocuğa gösterip oynaması için teşvik edin.

Araba Sürme

Arabayı elinize alın ve çocuğun ismini söyleyerek “bak araba” deyip çocuğa gösterin ve arabayı sürerken araba sesi çıkarabilirsiniz.

Arabayı ses çıkararak sürün. Çocuğun da sürmesi için teşvik edin. Yapmıyorsa elinin üzerinden destek vererek sürmesini sağlayın. Yaptığı zaman “Aferin çok güzel sürdün” şeklinde geri bildirim verin.

Çocuk arabayı eline aldığında tekerleğini çevirmeye çalışabilir ya da hiçbir şey yapmadan bakabilir. Bu durumda hemen müdahale edip arabayı yere koyarak sürmesi için teşvik edin.

‘Aaa tekerleği patlamış’ diyerek arabayı tamir etme gibi oyunlar oynayabilirsiniz. Her oyunu oynarken her oyuncağın adını söylemeye dikkat edin.

Siz arabalardan birini sürerken eşiniz de çocuğu eliyle desteklesin ve o da diğer arabayı sürsün. Karşılıklı ses çıkararak arabalara yarış yaptırın ya da çarpıştırın.

Legolarla oynama

Küpleri üst üste koyarak kule yapın. Alkışlayın ve çocuğun da küpleri koyması için teşvik edin. Küp koyarsa alkışlayın ve ödüllendirin.

Küpleri yan yana koyarak tren yapın ve yine çocuğu teşvik edin.

Üst üste koyduğunuz küpleri abartılı sesler çıkararak elinizle veya topla devirin. Alkışlayın. Mutluluk ifadeleri kullanın.

Çocuğunuz oynadığınız oyunları tekrarlayıcı bir biçimde oynamaya yönelebilir. Böyle bir durumda oyunu sonlandırıp ‘bitti’ ifadesini kullanmanız ve oyuncakları başka bir oyuna geçmek için kaldırmanız gerekmektedir. Oyuncak seçerken tüm oyuncaklar ortada olmamalı, iki oyuncak çocuğa gösterilip, örneğin; ‘doktorculuk mu oynayalım, tamircilik mi’ diye sorun. Çocuk hangisini seçtiyse onu ifade edip oyuna başlayın.

Tüm oyunları benzer şekilde geliştirebilirsiniz. Her seferinde ismini söyleme ve göz temasını sağlamaya çalışma önemlidir.

Çocuklar önce ‘ben dili’ni öğrenirler. Örneğin; yeni konuşmayı öğrenen bir çocukla konuşurken yaptığı eylemleri, eline aldığı nesneleri ya da işaret ettiklerini onun dilinden söyleyin. Suyu gösteren çocuğa ‘susadım’, sizi kaldırmaya çalıştığında ‘anne gel’ deyin. Çünkü çocuğunuz konuşursa bunları söyleyecektir.

Gün içinde ne yapıyorsanız çocuğu da mümkün olduğu kadar yanınızda tutmaya çalışın. Yaptığınız her şeyi çocuğa anlatın. Elinize aldığınız her nesnenin adını söyleyin.

Örn: Mutfakta yemek yaparken çocuğu da mutfağa götürün. Önüne bir tencere ve kaşık koyup masuscuktan yemek yapıyor, karıştırıyor, tadına bakıyor gibi yapabilirsiniz. Çocuğu da bunu yapması için teşvik edin. Elinden destek sağlayabilirsiniz. Çocuk bundan hoşlanmadıysa ilgisini çeken başka bir şeyle onun yanınızda tutmaya çalışın. “Bak ben ne yapıyorum” diyerek yaptığınız işi ona anlatın (Örn: Ahmet bak elma. Ben elma soyuyorum.).

Gün içinde sürekli etrafınızdaki nesnelerin ismini söyleyerek konuşun. Çocuk konuşamıyor olsa da algılamasının gelişimi için bu önemlidir.

Özellikle de söylenişi basit nesnelerin ismini söylerken nesneyi ağzınızın yanında tutun ve nesneyi söylerken ağzınızın aldığı şekli çocuğun görmesini sağlayın. Bu, dil gelişimi açısından önemlidir.

Konuşamayan çocuklarda öncelikli olarak çeşitli nefes kontrolü ve ağız hareketleri egzersizleri yapabilirsiniz. Balon üfleme, kağıda dökülen pudrayı üfleme, rüzgar gülünü üfleme, elde tutulan kağıt mendile üfleme, mum söndürme, ağız kenarındaki balı yalama, mimikleri taklit etme, sakız çiğneme, dondurma yalama, çiçek kolonya koklama, pipetle içecek içme gibi örnekler çoğaltılarak çalışılabilir.

Ağızla ilgili egzersizlerin ayna karşısında yapılması faydalı olacaktır.

Henüz konuşmayan bir çocukta bu egzersiz aşamalarından sonra dil gelişimi için faydalı olabilecek en önemli çalışmalardan biri “hayvan sesler” dir. Bunun için hayvan sesleri çıkaran oyuncak ve hayvan resimleri olan kitaplardan faydalanabilirsiniz.

Öncelikle daha basit seslerden başlayın.

Örn: “Ahmet bak köpek. Köpek hav hav diyor” deyip sese vurgu yaparak sesi birkaç kez tekrarlayın.Köpek, kuş, kedi, kuzu, inek sesi gibi kolay seslerden başlamanız daha uygun olacaktır.

Her seferinde hem hayvanı gösterin hem sesini çıkartın. Ağzınıza dikkat etmesini teşvik edin. Çocuk bir sesi çıkarmayı başardıktan sonra diğer sese geçin.

Bazen çocuk haftalarca seslere tepki vermeyin.Bu durumda tek bir hayvan sesinde kalmayın, diğer sesleri de çıkararak çocuğun dikkatini çekmeye çalışın.

Günlük oyunlarınız içinde “Ali babanın çiftliği” şarkısını da söyleyerek çocuğun bu seslere daha fazla dikkat etmesini sağlayabilirsiniz.

Şarkılar ve bu şarkılara ait hareketleri öğrenin ve çocuğunuzla karşılıklı oyunlarınızda bu şarkıların hareketlerini yaparak söyleyin.

Çocukla gün içinde hayali oyunlar da oynamaya çalışın. Örn: Masuscuktan yemek yeme, ses çıkararak masuscuktan boş bardaktan çay içme, oyuncak bebeğe mama yedirme, kalemi alıp telefonmuş gibi konuşma, çocuğunuza ayağınıza bindirip “dıgıdık” diye ses çıkararak zıplatma, kumandayı ses çıkararak araba gibi sürme, vb.

Konuşmanın ilk aşamalarından biri olarak yüz organlarını tanıma çalışması da yapabilirsiniz. Çocuğa “burnun nerde?” diye sorun. Çocuk karşılık vermezse elinizle kendi burnunuzu gösterin, sonra elini tutarak onun burnuna dokunun, “bak işte burun” deyin ve alkışlayın. Bu çalışmayı sık sık tekrar edin. Çocuk yüz organlarından birini öğrendikten sonra diğerine geçin. Çocuk öğrenmeye devam ederse çalışmayı vücudumuzun diğer bölümleri için de uygulayabilirsiniz. Keçeden cırt cırtlı yüz ve yüz bölümleri yapıp duyu organlarını yerleştirme oyunu oynayabilirsiniz.

Renk ve şekil öğretmek için, oyunlarınız sırasında nesnelerin şekillerini ve renklerini mutlaka kullanın. Seçenek tercihleri sunarken renk ve şekillerden de faydalanabilirsiniz. Örneğin; elma vereceksiniz, ‘kırmızı mı istersin yeşil mi’ gibi sorabilirsiniz. Bunlara ait eşleştirmeler de oynayabilirsiniz.

Çocuğun tekrar etmesini istediğimiz bir kelime söyledikten sonra çocuğun söylemesi için yeterince beklememiz gerekir. Bazı çocuklar geç tepki verebilirler. Yeterince bekledikten sonra çocuk tepki vermezse siz kelimeyi tekrarlayın.

Çocukların kelime kullanımını arttırmak için mümkün olduğunca çok kelime tanımaları gerekmektedir. Çocukların motivasyon eksikliği ve çabuk sıkılmaları nedeniyle eğlenceli faaliyetlerle kelime dağarcıklarını geliştirilebilir.

Obje tanıma

Kedi, köpek, kuzu, inek gibi tanıdık hayvan resimlerini masaya koyarak orta boy bir karton kutuya da ağız şeklinde bir delik açarak çocuktan sesinin taklidini yaptığımız hayvana ilişkin resmi kutudan içeri atmasını isteyerek hayvanları tanımasını sağlayabiliriz.

Kullanmış olduğumuz çeşitli resim ya da fotoğrafları önce yiyecekler, giyecekler, hayvanlar, eşyalar gibi sınıflara ayırabiliriz. Tüm bu nesneleri isimlendirerek çocuktan isimlendirmesini isteyebiliriz. İki farklı nesne resmini yan yana koyarak, örneğin “topu göster¨ diyerek doğru resmi göstermesini teşvik edebiliriz. Sonrasında daha fazla resim arasından doğru nesneyi gösterme şeklinde çalışmaları genişletebiliriz. Bu çalışmaları ne kadar sık yaparsak öğrenme o kadar hızlı olacaktır. Tabii bunu yaparken çocuğun kapasitesini de göz önünde bulundurmamız gerekir. Çocuğun önce topu öğrenmesini, sonra diğer nesneler arasından bunu seçmesi gerekmektedir.

Zamir Kullanma

Çocuğun dikkatini toplayıp onun bir hareketi yapmasını teşvik ettikten sonra (örneğin alkışlayarak ya da zıplayarak) çocuğa “Kim yaptı?” diye sorabilir ve çocuğun “ben yaptım” demesini teşvik edebiliriz. Aynı zamanda çocuğun ağzından “ben” kelimesi çıkarken elini göğsüne götürüp kendisini göstermesini de sağlayabiliriz.

Çocukla karşılıklı otururken dikkatini sağladıktan sonra, çocuğun vücut bölümü ya da kendi kıyafetlerinden birine dokunmasını isteyebilir, örneğin “kazağına dokun” diyebiliriz. Çocuk kazağa dokunduktan sonra kazağı gösterip “Kimin kazağı?” diye sorarız. Amaç öncelikle çocuğun “benim kazağım” demesini sağlamaktır. Çocuk söyleyemezse siz ‘benim kazağım’ diyip, çocuğunuzun elini kendisini gösterir şekilde yapın.

!!Önemli Not: Tabi ki çocuğunuza tüm bunları öğretirken bir öğretmen gibi oynamayın. Unutmayın siz çocuğunuzun anne babasısınız, onunla bunları yaparken gülecek, eğlenecek ve eğlenirken öğreteceksiniz.

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.